28/10/2008 - FenerBahçe
Fenerbahçe Profesyonel Futbol Takımımızın teknik direktörü Luis Aragones, FB TV'de Fatih Demirkol'un sunduğu "Teknik Analiz" programına katıldı.
Luis Aragones, takımımızın Bursaspor karşısında aldığı galibiyeti, yarın Ankaragücü ile oynayacağımız kupa maçını, sakatlarımızın durumunu ve birçok şeyi programda değerlendirdi.
Teknik direktörümüz Luis Aragones, Bursaspor maçı ile ilgili olarak "Gerçekten iyi bir futbol oynadık. Bursaspor galibiyetinin daha anlamlı olması için diğer maçların da bizim lehimize dönmesi ve bizim de o maçları kazanmamız gerekiyor" şeklinde yorum yaptı.
Aragones, defansın yaptığı hatalarla ilgili olarak, "Defans hatalarını sadece o bölgeye yüklememek gerekir. Çünkü golü yiyen her zaman takımdır. Defansın da hataları vardır ama o topu oraya getiren orta sahada bizim yapamadığımız birleşmelerdir. Son maça bakacak olursak orta sahada o birleşmeyi defansı birlikteliği yaptığımızı düşünüyoruz. Bu sayede daha iyi bir sonuç ortaya çıktı. Defansın da daha iyi görünmesi buna bağlı. Orta saha ve defans arasındaki o çizgiyi daha azaltmak gerekiyor. Birlikteliği sağlamak, çizgiler arasındaki mesafeyi azaltmak gerçekten futbolda zaman isteyen şeylerdir. Daraltma ve baskı konusu kolay değildir. Biz de her geçen gün bunlara yoğunlaşarak çalışmalarımıza devam ediyoruz" şeklinde konuştu.
Sakat futbolcuların takıma dönüşünün takıma neler kazandığı ile ilgili soruya Luis Aragones, "En verimli oyuncularla oynamamız makuldür. Sakat oyuncuların sakatlıktan çıkması diğer oyuncuların da arkalarından kendileri kadar iyi oyuncuların geldiğini bilmeleri hem oynayanları hem yedekleri motive edecektir" şeklinde yanıt verdi.
Oyuncularımızın yaşadığı sakatlıkların nedenini ise Aragones, "Bu oynadığımız maçların yoğunluğu ile ilgili. Farklı kulvarlarda birçok maç oynuyoruz. Antrenör her oyuncusunu sahaya koymak ister ama sayı 11'dir. Bu sakatlıkların nedenini maç yoğunluğuna bağlayabilirim" biçiminde açıkladı.
Teknik direktörümüz Deivid'in dönüşü ile ilgili olarak "Deivid bizim için önemli bir oyuncu. Onun dönüşüyle birlikte defans konusunda daha istekli, daha savunmacı ve daha yırtıcı bir şekilde yöneleceğimizi düşünüyorum" diye konuştu.
Takımımızın oyun tarzı ile ilgili Aragones, "Arsenal maçını göz önüne alırsak; Arsenal karşısında daha çok pozisyon bulduk ama bizim yapamadığımız şey; orta sahadaki hattımızı defansla bir türlü birleştiremedik. Çok fazla açık verdik. Çok fazla ileride kaldığımızı düşünüyorum. Bursaspor maçında gene iyi oynadık, daha iyisini yapabilirdik. Benim tarzım her zaman için oyunculara göre bir şeyler yapmaktır. Fenerbahçe teknik bir ekip olduğu için teknik oynaması gerekir. Daha çok pas yapması gerekir ki benim de sevdiğim tarz budur. Ama şu an için belli ölçülerde yapıyoruz ve yapamıyoruz. Benim önem verdiğim konu pas organizasyonlarıdır, onu daha iyi yaptığımız zaman kafamdakine daha uygun bir oyun ortaya koymuş olacağız" değerlendirmesinde bulundu.
Takımın alınan kötü sonuçlarda nasıl etkilendiği ile ilgili Aragones, "Kötü sonuçlar oyuncuları etkiler. Antrenörleri de etkiler ancak oyuncular kadar değil. Bursaspor maçını kazanmamız bize verdiği özgüven çıkışımızı kolaylaştıracaktır" dedi.
Aragones, "Benim omuzlarım geniştir, ben her türlü zorluğun altından kalkabilirim" şeklinde yorumu detaylandırmasının istenmesi üzerine "Aslında gazetecilerin vurguladığı bir durum. Sonuçta dünyanın her yerinde işler kötü giderken gazeteciler olur olmaz şeyler yazabilirler. Ben bu duruma çalıştığım her yerde yaşadım ve göğüs germesini bildim. Ama tabii ki iyi atak yapan ve defans yapan bir takımı oturtmak bir seneyi aşan bir zamanı gerektiren bir iştir. O yüzden kolay bir iş değil" dedi.
"Mayıs'ta görüşürüz" cümlesinin açılımının sorulmasına ise Aragones şu yanıtı verdi: "Bunu kesinlikle meydan okumak için söylemiyorum. Yeni geldiğim ve alışmaya çalıştığım bir ülkede, bir kültürde, ki Türkiye İspanya ile benzerlikler taşıyor, farklı bir yer Türkiye. Biraz daha zamana ve taşların biraz daha yerine oturması gerektiği için böyle bir cümle kullanmıştım. Ayrıca Türkçe konusunda yeterli olduğum zaman Umut'la da Türkçe konuşmak istiyorum. Ben hiçbir zaman kimseye meydan okumam. Aylardır aralıksız çalışıyorum. Bu meydan okuma olarak algılanmasın."
Türkiye'ye gelmeden önce ve geldikten sonraki görüşlerinin sorulmasına ise Aragones, "Ben zamanında Türkiye'ye geldiğimde, bu odada bulunanların hiçbiri henüz doğmamıştı. O yüzden Türk futboluna yabancıyım denemez. Zaten Fenerbahçe'nin Şampiyonlar Ligi'nde yaptığı maçları takip ediyorum. Yalnız tek sorunum Türkçe. O konuda da kendimi hazır hissettiğim takdirde avantajı yakalayacağımı düşünüyorum" yanıtını verdi.
Ankaragücü ile oynayacağımız kupa maçı ile ilgili olarak ise Aragones, "Benim her zaman tek gayem kazanmaktır. Önemli olan bizim o maçı kazanacağımıza inanmamız ve o maça o şekilde çıkmamızdır. Bütün oyuncularımın buna inanması ve galibiyete ikna olması önemli. Artık futbolda takımlar arasında çok da fark yok. Takımlara baktığınızda dengeli bir lig var. İspanya'da da aynı şekilde. Biz adımızla ve oyunumuzla kazanmak için çıkarız" diye konuştu.
Ankaragücü maçına daha az kadroda şans bulan oyuncular mı çıkacak sorusuna Aragones, "Ben bu forma şansı bulamayan ya da yedek kalan gibi sözcükleri fazla sarf etmek istemiyorum. Benim takımımda 26-27 oyuncu var ve hepsi bana eşit uzaklıkta – yakınlıktadır. Bazı oyuncular ligde oynar, bazıları kupada oynar, yeri gelince bazılarını değiştiririz, takımın içinde olan oyuncularla durumum budur. Şu oyuncular ilk 11 şu oyuncular az forma şansı bulur şu oyuncular yedektir diyemem" yanıtını verdi.
Fenerbahçemizin Türkiye Kupası şanssızlığını kırıp kırmayacağı ile ilgili bir soruya teknik direktörümüz, "Her maçı aynı ciddiyetle görmek isteyen bir takımız" yanıtını verdi.
29 Ekim Cumhuriyet Bayramı ile ilgili olarak ise Luis Aragones, "Öncelikle Fenerbahçe'ye çok teşekkür ediyorum, aynı şekilde Türkiye'ye de bana kapılarını açtığı için teşekkür ediyorum. Ben futbol oynarken de defalarca geldim. Türk insanını çok yakından tanıyorum. Çok özel bir mesaj veremem ama herkesin bayramını kutluyorum" dedi.
|
Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
25/10/2008 - Fenerbahçe teknik trektörünü değiştiriyor
Aragones'in geleceğinin büyük soru işaretleri taşımaya başladığı bu günlerde menajerler Mancini'nin kapısını çaldı. Son zamanlarda Aragones hakkında bir çok haber çıkması ve İspanyol çalıştırıcı ile Fenebahçe'nin yol ayrımına gelmesi durumuna karşın menajerler Fenerbahçe'ye en iyi alternatifi sunabilmek için çalışmalarını hızlandırdı.
Bu çalışmalardan biri de Roberto Mancini ile yapılıyor. İtalyan hoca kendisine verilen bilgiler ışığında Fenerbahçe'yi inceleme altına aldı. Mancini'ye kulüple ilgili detaylı bilgiler menajerleri tarafından sunulurken 43 yaşındaki çalıştırıcının ilk izlenimlerinin çok iyi olduğu öğrenildi. Mancini'nin oldukça etkilendiği sarı-lacivertli kulüple daha çok ilgilenmesi durumunda menajerler bu sefer de Fenerbahçe'ye gelerek Mancini'yi önerecek. Ancak Mancini'nin temsilcileri sadece Aragones ile ilgili bir gelişme yaşanır ve İspanyol çalıştırıcı Fenerbahçe'den istifa eder ya da gönderilirse bu çalışmalarına devam edecek. Mancini'nin özellikle kulüp yapısı, bütçesi, oyuncu profili, tesisleri ve kulübün donanımı ile ilgili detaylı bilgileri öğrenmek istediği ifade edildi.
ROBERTO MANCINI KİMDİR?
1964 Ancona doğumlu olan İtalyan çalıştırıcı, futbolculuk yıllarında Bologna (30 maç 9 gol), Sampdoria (563 maç 173 gol), Lazio (126 maç 24 gol) ve Leicester City'de (4 maç) oynadı. İtalya U21'de 26 maçta 9 gol kaydeden Mancini İtalya Milli Takımı'nda da 36 maçta 4 gol kaydetti.
2000 senesinde asistan olarak Lazio'da antrenörlüğe başlayan yıldız isim 2001'de Fiorentina'nın başına geçti. 2002'de 3 sezon futbol oynadığı Lazio'nın başına gelen Mancini bu kulüpte 2004'e kadar teknik direktörlük yaptı. 2004-2008 sezonları arasında Inter'i çalıştıran tecrübeli isimin oğlu Filippo da babası gibi futbolculuğu seçti. 17 yaşındaki Filippo 2007-2008'de İtalya Kupası son 16 maçında ilk kez Inter A Takımı formasını 10 daklikalığına da olsa giydi ve Inter genç takımının futbolcusu olan yetenekli isim şu anda Manchesterr City'de kiralık olarak ter döküyor.
Sampdoria'nın efsane isimlerinden biri olan Mancini 1997'de hem Serie A'da hem de İtalya'da Yılın Futbolcusu ödüllerine layık görüldü.
Antrenörlük kariyerinde genç yaşta önemli başarılar yakalamış olan Mancini 2004'te Inter'in başına geçmeden önce 2001'de Lazio ve 2004'te de Fiorentina ile İtalya Kupası'nı kazandı. Inter'de de 2005 ve 2006'da İtalya Kupası'nı kazanan Mancini aynı yıllara İtalya Süper Kupası'nı da kaldırmayı başardı. Mancini'nin çalıştırdığı Inter 2005-2006, 2006-2007 ve 2007-2008'de Serie A şampiyonu olurken, O da son 30 yılda Inter'i çalıştıran en başarılı isim olmayı başardı. Ancak Şampiyonlar Ligi'nde beklenen başarı elde edilemeyince 2008'de Inter'den ayrıldı. Mancini Şampiyonlar Ligi'nde Liverpool'a 3-0 yenilerek elendikleri maçın ardından 11 Mart 2008'de istifa etmeye karar verdiğini açıkladı. Ancak Başkan Massimo Moratti ile görüştükten sonra göreve devam eden antrenör ile Inter'in yollari resmi olarak 29 Mayıs 2008'de ayrıldı.
Fiorentina'da 1 Temmuz 2001'dan 11 Ocak 2002'ye kadar görev yapan Mancini 27 maçta 6 beraberlikle %22.22'lik bir galibiyet yüzdesi tutturdu.
Inter'de 1 Temmuz 2004'den 29 Mayıs 2008'e kadar görev yapan Mancini burada 227 maça çıktı ve 140 galibiyet, 26 mağlubiyet ve 61 beraberlikle %61.67'lik bir galibiyet yüzdesiyle göreve veda etti.
LUCESCU İSMİ DE KONUŞULUYOR
Bu arada Aragones'in görevden ayrılması durumunda Fenerbahçe Teknik Direktörlüğü için adı geçen isimlerden biri de Beşiktaş ve Galatasaray'ın eski antrenörü Lucescu. Shaktar Donetsk ile olan sözleşmesi 30 Kasım'da sona erecek olan Lucescu, spor medyasında Fenerbahçe'nin başına geçme ihtimali olan adaylar arasında gösteriliyor.
|
Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
|
 |
Menu
Takvim
|
MY HOUSE ON WEB
|
|
Günün Resmi
|
|